Bu Çocuğun Adı Gümüşhane
Bir anne baba düşünün...
Canından, kanından olan çocuğuna nasıl da titrer!
Ona gözü gibi bakar.
*
Kendi yemez yedirir, kendi giymez giydirir evladını.
Umudu, yüreği ona bağlıdır.
Her kalp atışında onu hisseder.
Her adım attığında onun nefesini duyar.
**
Gün gelir hastalandığında baş ucunda nöbet bekler.
Gözünü bir dakika bile ondan ayırmaz.
Sonra büyür o çocuk, anne babaya vefa borcunu öder.
*
Öyleyse bu çocuğun adı Gümüşhanedir.
Büyümesi gerekir.
Hastalanmadan, ayaklarının üstünde durarak, renk vererek, ışık saçarak ilerlemelidir.
Bir anne baba şevkatinde sarmalıdır Gümüşhaneyi herkes.
Başı öne eğildiğinde düşünen,
İsmi anıldığında yüzü rengarenk açan bir şehir olmalıdır Gümüşhane.
O evladın karakterinde eziklik yoktur.
Verilen sadakate bağlıdır.
Nankör olmamıştır asla kendi anne babasına.
****
O, çocuğun adı Gümüşhanedir.
Toprağındaki bereket,
Havasında, suyunda her bir köşe başında umut vardır Gümüşhanenin.
Yeterki biraz daha şevkat bir evlat misali Gümüşhaneye.
**
Ne var ki,
Küçük yaşlarda yetim kalmış bir çocuk misali bir hayli hüzünlendi Gümüşhane.
Gözü yaşlı kaldı.
Gözündeki yaşı silmeye bir mendil aradı.
Daha emekleme döneminde Gümüşhane.
Birazcık daha yürümeye ve koşmaya ihtiyacı vardır.
İstikbali açık, yönünü aydınlığa çevirmiş, üreten, teşvik eden, kazanan, başaran bir birey gibi olmalıdır Gümüşhane
Mayasında bu katkı var.
*
Bu çocuğun adı Gümüşhanedir.
Sevmeyi bilen, seven.
Bayrağına bağlı, toprağına bağlı insanları barındıran insanları bağrında taşıyandır.
Vefadan uzak değildir.
**
Gümüşhaneyi sadece sevmekle olmaz,
Tıpkı sadece çocuğuna "seni seviyorum evladım" diyen anne baba gibi.
Öpüp, okşamak, koklamak gerekir saçlarından.
En iyi anne baba Gümüşhaneyi her alanda savunabilen, yaptıklarıyla ortaya çıkan, parmakla gösterilebilen insanıdır.
O şehrin ortasında yükselen eseridir.
Herkes kendi payına bir parça kesmek ister.
Gerçek eser, söylemekle değil, söke söke alıp getirebilmektir.