Akdeniz'in sıcak sularından ve İskenderun'dan gelen acı haberler bir kez daha kanımızı dondurdu.
Millet olarak bir kez daha yüreğimize acı düştü.
İsrail askerleri Türk gemisine saldırmış kahpe terör örgütü de 6 askerimizi İskenduran'da şehit etmişti.
Şimdi şöyle bir sakin kafa ile düşünmek istiyorum.
Birincisi tek bir askeri için Lübnan'ı tarumar eden İsrail, o zamanlar geçerli nedenler koyup, Ortadoğu'yu kan gölüne çevirmişti.
Medeni dünyada tık yoktu.
Şimdi roller değişti,
Saldırılan bu kez Türk gemisi.
Adı üstünde insani yardım taşıyor.
Fakat insan olmayanlar tarafından saldırılıyor, insanlar öldürülüyor.
İkinci husus İsrail'in gösterdiği bu cüretin arkasında başlı başına tek kişilik gösteri yoktur.
ABD arkasındadır.
Nitekim Başbakanı Netanyahu orduyu savunan demeçleri Kanada'dan göndermiştir.
Üçüncü husus Türkiye'nin İran politikalarındaki ani manevra başta ABD ile İsrail'i rahatsız etmiştir.
Dolayısıyla uzmanlar, her iki saldıranında aynı zamanda olmasını manidar buluyorlar.
PKK burada maşadır
Terörle bir yere varılır mı?
İsrail'in bu hareketi karşılıksız kalır mı?
En önemlisi hukukun yerini yine masum canlar ödenerek olayın üstüne toprak örtülür mü?
Temenni etmiyoruz ancak özellikle İslami örgütlerin bu saldırıları karşılıksız bırakmayacağıda açıktır.
Muhakkak ki, misilleme olacaktır.
O zaman medeni dünyanın sesi daha gür çıkacaktır.
Teröristler iş başında diye.
Obama dünyanın öbür ucundan, medeni Avrupa diğer ucundan.
Oysa şimdi her iki olayın karşısında kimsenin sesi çıkmıyor.
Oynanmayan Milli maç
Geri çekilen büyükelçi,
Vazgeçilen tatbikat,
İsrail'in umurunda değil.
Çaldığı düdüğe bakıyor o kadar!
Başbakan Arjantin'de açılmayan Atatürk büstü için resti çekti.
Sıra şimdi İsrail'de!
Birkez daha sayın Başbakan!
Haydi,
One Mınute!
Tam zamanı!