ÜLKE EKONOMİNİN 2013 YOL HARİTASI
Av. Burak IŞIK

ÜLKE EKONOMİNİN 2013 YOL HARİTASI

Bu içerik 5378 kez okundu.
2000’li yılların başından beri ülke ekonomisinin düzlüğe çıkmasında popülist eko-davranışlardan uzak durma,olağan üstü bir çalışma ve mali disipline bağlılık  ön planda olmuştur. Başbakanımız R.Tayyip Erdoğan’nın iktisatçı kimliği ve para piyasalarının davranış ilkelerine hakimiyeti ile maliye ekonomisinin bürokratik yapısına reformist hamleleri ülke ekonomistlerinin taktirini kazanmıştır. Son dönemde ekonomi çevrelerinde ufakta olsa tedirginlik hakim. Reel sektörde gizli kriz iddaları dillendiriliyor. Unutmamak lazım Ekonominin en önemli ayaklarından birisi psikolojik davranışlardır. Para her zaman ürkektir ve tehlike gördüğü yerde durmamayı tercih eder. Peki son durum ekonomi’de neyi gösteriyor ve piyasaların bu duruma tepkileri ne olacak. 2009’u küresel krizin etkisiyle yüzde 5’e yakın küçülme ve ciddi istihdam kaybıyla kapattıktan sonra 2010 ve 2011’de parlak bir performans göstererek yüzde 10’a yakın büyüyen Türkiye ekonomisi için tekrar alarm zilleri mi çalıyor. Anadolu sermayesinin geceli gündüzlü çalışması, gözünü dış pazarlara dikmesi ve söylentilere itibar etmemesi ekonomiyi ayakta tutan en önemli etken Ekonomik büyümenin % 68’ni iç talepten karşılayan Türkiye’de 2012 yılının ilk devresinde iç talebin de daraldığı görülüyor. Özellikle otomotiv satışlarındaki düşüş yüzde 16’yı geçmiş durumda. Otomotiv, ekonomideki gidişattan en hızlı etkilenen sektörlerden. Oradaki talep daralması, genel talep hakkında da sağlam ipuçları veriyor. Suriye’de devam eden savaş ve komşularla yaşanan gerginliklere bir de terörü eklediğinizde insanlardaki gelecek kaygısı artıyor. Bu durum özellikle dayanıklı tüketim malları talebine de hemen yansıyor. Yılın ilk 6 ayında beyaz eşya satışlarının geçen yıla göre aynı kalması da bu endişelerin bir sonucu aslında Ülkemizin 2008 yılında mali krizi az hasarla atlatması, gerekse Avrupa’da devam eden krize rağmen sağlam durabilmesinde, mali sektörün iyi durumda olması en önemli etkenlerden biriydi. Türkiye hâlen Avrupa’da kamu borcu en düşük ülke. Bu konuda dünyada birkaç ülke arasında yer alıyor. Kredi faizlerinin yüksekliğine rağmen bankacılık sisteminde sıkıntı yok. Dünyadaki finans krizinin bankalara hiç nakit enjekte edilmeden atlatılmasının, piyasalar ve reel sektör açısından da ciddi moral kaynağı olduğunu unutmamak lazım  Akaryakıtta durum böyle olsa da cari açık sorununu çözmenin sağlıklı yolları da var elbette. İhracatı teşvik edip ithalata yasal sınırlamalar getirmek pansuman bir tedbir. Türkiye’nin cari açık için ‘kaliteli finansman’ denen bir çözüme ihtiyacı var. Bunun yolu da doğrudan yabancı sermaye girişlerini artırarak sanayi üretiminin ve ihracatın ithalat bağımlılığını azaltmaktan geçiyor. Ekonomide uzun süredir konuşulan yapısal tedbirlerin hayata geçirilmesinin vakti de gelmiş görünüyor. Kısacası Türkiye ekonomisinin yeni döneme daha sağlam girebilmesi adına, günlük pansuman tedbirlere değil, kalıcı, sürdürülebilir yapısal çözümlere ihtiyaç var.  
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Koruma Kurulundan izin alınmadan çivi çakılamayacak
Koruma Kurulundan izin alınmadan çivi çakılamayacak
Proje 6 yıllık bir çalışmanın ürünü
Proje 6 yıllık bir çalışmanın ürünü