Köşe Yazıları

Hoşcakal

Hoşcakal ömrümün öbür yarısı,Elma bahçelerinde karşı kıyıdan işitilen söylediğim türküler,Hoşcakal çiğdem’i, nergis’i yeni çıkmış, kekik kokulu Çemen dağları…Hoşcakal Harşit.Hoşcakal kapıdan el salladığım yıkık kamyonet;Lastik ayakkabılarım,Yan tarafı yırtık eski pantalonum,Çamurlu çizmem, patlak topum..Eyvallah,Eski fırın,Tıklım tıklım köy dolmuşu,Okul çıkışı yakası göğsüne düşmüş kırmızı yanaklı, saçı örgülü çocuklar,Kara tosun, lale, menevşe, sümbül…Eyvallah, görüşmek üzere.Hani neredesiniz? dut kokan bahçeler,Kuşburnu,Canından bezmiş pestil, Köşe başında ayakkabıcı Osman?Son yolcuyu kapmak için pür dikkat kesilmiş taksici Necati!Son kapanan liseli, üniversiteli kızların sohbet ettiği perçemli delikanlıların bir o sokağa bir bu sokağa savrulduğu taşı çıkmış cadde,Neredesiniz!İliklerime kadar ıslandığım son yağmur,Hoşcakal hayallerim, aşkım şehir ve senHoşcakal Gümüşhane..Yazmak zorundaydım,Anlatmak zorundaydım,Hoşcakal demek için ayrılığı beklemeye gerek yok.Bu şehir ayrılıktan da beter olmuş,Yalnızlaştıran acısı katmerleşmiş Gümüşhane’yi anlatmak istedim.Öteki Gümüşhane’yi özledim.Hoşcakal diyerek özlemi dile getirdim.. 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı
Kapalı