ara
HABER SPOR TİCARET İLAN KENT HARİTA EĞİTİM ERKEKÇE KADINCA TEKNOLOJİ SAĞLIK LİNK EĞLENCE HAVA VİDEO FOTOĞRAF YAZARLAR ETKİNLİK

Bedri Ağaç yazdı... Gümüşhanespor

Bedri Ağaç yazdı... Gümüşhanespor
21 Şubat 2012 Salı

Kaynakları, imkânları sınırlı kişi ve toplumların; yaşam standartlarını artırabilmek ve hayatın genel akışı ile paralel değişiklikleri kendi toplumsal yararlarına uygun olarak yapabilmek için, yaygın deyimle ara sıra frene basıp kendilerini sorgulayabilmesi, yani öz eleştiri yapabilmesi gerekir. Allahın insanlara en büyük lütuf olan “aklın” gereğiBedri Ağaç, Kaynakalrı, işsizlik, Türkiye,  budur. Ama öz eleştiri zor ve bazen de acıtıcı olabilir. Kolay olan türbinlere dönük şov ve gösteridir. Öyle ya özellikle sosyolojik anlamda toplumların öz eleştirisini yapmak, tabloyu “kral çıplak” diyerek ortaya koyabilmek; öz güven ve cesaret ister. Ancak aydın sorumluluğuna sahip insanların bu cesareti gösterebilmeleri ahlaki ve vicdani sorumluluklarıdır. İşte bu sorumlulukla Gümüşhanespor özelinde sporun ilimizdeki durumunu analiz etmek ve öncelikle de bazı soruları, ilgililer tarafından yanıtlanmasını umarak kamuoyumuzun dikkatine sunmak istiyorum.

Öncelikle bir haberi sizle paylaşmak istiyorum. Gündoğumu gazetesinde yayımlanan şu haberini bir Gümüşhaneli olarak içim burkularak üzüntüyle okudum. Söz konusu haber özetle şöyle: “Gümüşhane; göç, işsizlik ve Türkiye'nin en fakir illeri arasında yer almasının ardından bir darbe de lisanslı sporcu sayısındaki düşüşle yedi. Birçok yetenekli ismin bu topraklardan yetişmesi mümkün gibi görünse de sonucun bu noktalara gelememesindeki en büyük engel maddi anlamda yaşanan olumsuzluklar olarak ortaya çıkıyor. Sporcuların başta mücadele edeceği saha, tesis ve malzemelerin yetersizliği, yöneticilerin ilgisizliği ve kentin kronikleşmiş kısır çekişmeleri de sorunun en önemli nedenlerinin başında geliyor.”

Amatör spor branşlarında bu genel durumu şimdilik bir kenara koyarak futbol olayına yani “Gümüşhanespor” olgusuna odaklanalım. Öncelikleri şu sorular aklımıza geliyor: Gümüşhanespor’un doğrudan yıllık harcaması ne kadardır? Ne kadarlık bir kaynak doğrudan bu yolda kullanılmaktadır? Dolaylı olarak sarf edilen imkan ve kaynaklar ne boyuttadır? Valilik, Beden Terbiye, İl Özel idaresi, kamu kurumları ve Belediye kaynaklarından Gümüşhanespora ne kadar kaynak aktarılıyor? Kamusal alanda görevli yönetici ve insanımız mesailerinin ne kadarını bu işe ayırmaktadır? Gümüşhanespor takımı veya alt yapısında ilimizin kaç çocuğu bulunmaktadır? Futbol bu alanda yaygın bir spor alanı olarak değerlendirilebilinecek tarzda gençlerimizi kapsamakta mıdır?

Bu ve benzer soruları çoğaltmamız mümkün ama meselenin özünden uzaklaşmadan analize devam etmemiz gerekiyor. Futbol; özellikle az gelişmiş ülkelerde toplumların dikkat ve enerjilerini odakladıkları bir olgu olup, söz konusu toplumları taraftarlık bağlamında adeta afyonlayan bir özelliğe sahiptir. İspanya’da diktatör Franco döneminde Kont Barnebou adında bir şahıs şuan Real Madrid’in maçlarını oynadığı stadı yaptırmış ve bunu Franco’ya “Efendim size 100 bin kişilik uyku tulumu yaptırdım” diye sunmuştur. Maalesef futbol günümüzde gençlere yaygın spor olanağı sağlamaktan uzaklaşarak, milyon dolarların döndüğü bir şov ve gösteri sektörüne dönüşmüştür.

Gümüşhanespor’un profesyonel olarak 3 ncü lige dahil olması ile eski ve köklü amatör kulüplerimiz ortadan kalkmış ve futbol kapsam ve içerik olarak süratle kabuk değiştirmiştir. Şuan ellili yaşlarda olan erkeklerin büyük çoğunluğu, o dönemde az ya da çok bu amatör sporun içinde yer almıştır. Bu yaygın katılım; hepsinin olağanüstü yeteneklerinden dolayı değil, amatörlüğün ruhu ve özelliğinden kaynaklanmıştır. Bir de şimdi bu sporu yapabilen genç oranımızı göz önüne alalım. Tablo açık ve nettir. Genç nüfus spordan süratle uzaklaşmıştır. Futbol özelinde spora katılım; aktif değil pasif olarak seyirci boyutuna indirgenmiştir.

Peki bunca kaynak ve enerjinin şuan harcanıyor olmasına rağmen hedef nedir? Ve bu hedef doğru ve gerçekçi midir? Maalesef futbolun zorunlu kıldığı çok büyük bütçeler ve masraflar nedeni ile birçok il bu alanda yetersiz kalmaktadır. Birçok belediye halka hizmet için kullanmaları gereken kaynak ve enerjilerini anlamsızca bu sektörde israf etmektedir. Unutmayalım milyonluk şehirlerden olan İzmir ve Adana bile süperligde kulüp bulunduramamakta, bulunuyorsa da bunları uzun süre idame ettirememektedir.

Konuyu çok uzun süre özellikle de muhatapları ile tartışmak mümkün ama uzatmayalım. Sadece; Gümüşhanespor’a tahsis edilen ve sarf edilen kaynaklarla ilimizde ne kadar fazla sayıda gencimize spor yapma imkanı sağlanabileceği ve ferdi sporlarda mütevazi kaynaklarla bile nedenli başarılı sonuçlar alınabileceği hususunu kamuoyumuzun takdirine bırakıyorum. Kendi bilgi ve bakış açımıza göre önerilerimizi objektif olarak tartışılması ve değerlendirilmesi umuduyla sıralayalım:

1. Futbol ilimizde tekrar ve ama sadece amatör olarak ele alınmalıdır. Bu maksatla daha önce feshedilen kulüpler tekrar açılmalı ve ilave olarak yeni kulüpler de faaliyete sokulmalıdır. Bu kapsamda Gümüşhanespor futbol şubesini kapatarak Türkiye Profesyonel Futbol Liginden çekilmeli ve sadece ferdi sporları destekleyen, koordine ve organize eden alt şubelerden oluşan bir çatı yapı haline getirilmelidir.

2. Sınırlı olan kaynakların en etkin ve verimli kullanılmasını sağlamak üzere; ilimizin coğrafi yapısının sağladığı imkanlar ve avantajlar da dikkate alınarak; kayak ve atletizm başta olmak üzere ferdi sporlar teşvik edilmeli ve desteklenmelidir.

3. Dağcılık ana faaliyet alanlarından biri olarak ele alınmalı, bu maksatla amatör dağcılık kulüplerinin kurulması ve yaşatılması teşvik edilmelidir.

4. Olimpik ölçekli kapalı bir yüzme havuzu ve standartlara uygun bir atletizm pistinin ilimize mutlaka kazandırılması hedef olarak ortaya konmalıdır.

Kısaca hedefimiz; gençlerimizin spora çok daha yaygın katılımını sağlayıcı tedbirlerin süratle alınması maksadıyla, ilimizin kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması olmalıdır. Böylece gençlerimizi kahve köşelerinden kurtararak spor alanlarına çekebiliriz. Diğer taraftan; ilin tanıtımı ve reklamı ancak ferdi branşlarda ulusal ve uluslararası ölçekte sporcuların yetiştirilmesi ile sağlanabilir. Demirhan ailesinin kayak sporunda geçmişte bu alanda gösterdikleri performans hepimizin hafızalarında hala tüm tazeliği ile muhafaza edilmektedir. Yine Ertuğrul Sarı öncülüğünde büyük emek sarf edilerek atletizm sporuna kazandırılan Gümüşhaneli iki başarılı atlet Makbube İncir ve Çeşminaz Yılmaz örnekleri, imkan verilirse gençlerimizin nedenli başarılı olabileceklerine dair çok güzel örneklerdir.

Tabi bu ve benzeri önerilerin futbolun popülaritesinden çeşitli düzeyde ve oranda nemalanan insanlar için cazip ve çekici olmayacağı da bir gerçek. Ancak; kamuoyu genel menfaatlerinin ne olduğunu kavrar ve baskı unsuru olarak bu konuların üzerinde kararlılıkla durabilirse netice alınabilir. Ama ortada ciddi bir rekabet var. Toplumsal menfaat mi? Kişilerin veya azınlık bir grubun menfaati mi? Karar sağduyulu halkımızın…

 

 

Bedri AĞAÇ

  • Haberi Yazdır
  • Haberi PDF olarak bilgisayarına kaydet
  • Facebook' ta paylaş
  • Delicious hesabına ekle
  • Twitter' da paylaş
  • Myspace' de paylaş
  • Digg' de paylaş
  • Google' da paylaş
  • Friendfeed' de paylaş
  • Microsoft Live' da paylaş




Yorumlarınızın yayınlanması için "Yorum Kurallarını" okuyun.


reklam