Bu hareket muhakkak ki iktidar olacaktır!

Koray Aydın MHP'den istifa etti

Bu hareket muhakkak ki iktidar olacaktır!
Bu içerik 287 kez okundu.

Eski Bakan, MHP Eski Milletvekili Koray Aydın partisinden istifa etti. 
Meral Akşener’in kuracağı yeni partiye geçen 22 Ağustos Salı günü Ankara Swisotel'de Meral Akşener'in de katılımıyla yaptığı basın toplantısında katılım kararını açıklayan Koray Aydın, şunları söyledi:


Aziz Türk Milleti,
Muhterem ülküdaşlarım,
Değerli basın mensupları;


Kendi kader ve ikbalini Türk milleti ve devletinin kader ve ikbalinden ayırmayan bir kardeşiniz olarak, mücadele hayatımın en anlamlı ve zorlu açıklamalarından birini yapmak üzere karşınızdayım. 
Sesime kulak kesilen herkesi hürmet, sevgi ve muhabbetle selamlıyorum. 


Biz ülkücülerin mücadelesi milletin ve devletin yüceltilmesi gayesinden ibarettir. Bu gaye, her türlü çıkar ve hesabın önünde gelir.


Ben Koray Aydın olarak, bütün bir ömrünü, Başbuğ Alparslan Türkeş’in yanında ve yolunda geçirmiş, Milliyetçi ve ülkücü hareketin bekası için gündüz oturmamış, gece uyumamış bir kardeşinizim. 


Milliyetçi Hareket Partisi’nin gençlik kollarından başlayarak hemen her kademesinde görev almış, Türkeş Bey’e genel sekreterlik, evlatlık yapmış bir ülkücüyüm. 


Bulunduğum yerden dönüp geriye baktığım zaman, ülkücü hareket ve MHP’nin azamet ve ihtişamını mevcut durum ile kıyaslayabilme lüksüne ve hakkına sahip olan ender siyasetçilerden biri olduğumu düşünüyorum. 
MHP ve Ülkücü Hareket’in kuruluş ilkeleri ve ülküleri mevcut yönetim tarafından ne yazık ki terk edilmiştir.
 
“Gönül Seferberliği” ilkesinden vazgeçilmiş, sırf farklı adayı destekledikleri için partili kardeşlerimiz baba ocaklarından kovulmuş ve nihayet başkalarına gösterilen “engin hoşgörü” ülküdaşlarımızdan esirgenmiştir.
 
Oysa bizler Olağanüstü Kurultay sürecinde MHP’nin Sayın Genel Başkanına maksadı ve terbiye sınırlarını aşan kötü bir söz söylemedik:
 
“Ya bir yol bul,
Ya bir yol aç,
Ya da yoldan çekil”
dedik.
 
Ancak MHP yönetimi iktidar sahipleriyle bir olup, ülkücü iradeyi yok saydı.
 
Olağanüstü kurultay için yasa ve tüzükte belirtilen sayının 3 katı kadar imza toplanmasına rağmen kurultayımız yaptırılmadı.


 
“10 Temmuz’da kurultay devlet sözüdür” dendi, ona da varız dedik, ancak "devlet sözü" de bildiğiniz gibi yalan oldu.
 
Adaletin terazisi şaştı, davacısı ve davalısı aynı tarafta olan ucube bir mahkeme kararı ile yolumuz kesildi.
 
Sonrası bildiğiniz gibi; MHP’de kıyım başladı. Parti kurucularımız, genel başkan adaylarımız, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız, il ve ilçe başkanlarımız velhasıl demokratik hakkını kullanan arkadaşlarımız haksız, hukuksuz ve yersiz gerekçelerle ihraç edildiler.
 
Olağanüstü Hal rejiminin gölgesinde sürdürülen MHP Olağan Kurultay süreci de ne yazık ki; demokrasinin linç edildiği, ülküdaşlık hukukunun "hiç" edildiği bir süreç olarak tarihe geçti.
 
İlçe düzeyinde bile muhalif adaylara tahammül gösterilmedi, seçimi kazanma ihtimali olan il başkanı arkadaşlarımız türlü hile ve desiselerle seçimlere sokulmadı.
 
AKP’den devşirme üyeler delege yapıldığı için bir ilimizdeki kongre ikinci kez iptal edildi.
 
Salona alınmayan ilçe başkan adayı arkadaşlarımız, başkanlığı aldı ama görevden alınmaktan kurtulamadı.
 
Bu hadiselerle, “MHP ve Ülkücü Hareket bizim baba ocağımızdır ve canımızdan aziz bildiğimiz vatanımızdır” diyen davamızın vefakâr mensupları, şairin dediği gibi “öz yurdunda garip, öz vatanında parya” durumuna düşürülmüştür.
 
Bizimle birlikte “dava nöbetinde bir ömür” geçirenlerin MHP için dile getirdikleri görüş ve önerilerin, bu yönetim indinde zerre kadar kıymet-i harbiyesi kalmamıştır.
 
Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi ile ülke yönetimi tek adama verildiği gibi, bu sürece kayıtsız şartsız desteğini ortaya koyan MHP’de de artık "tek adam yönetimi" kalıcı hale gelmiştir.
 
Geldiğimiz noktada "MHP'de Genel Başkan ve yönetim değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez" ilkesi, MHP Tüzüğü'nün adeta yazılı olmayan birinci maddesi olmuş; MHP tek bir kişinin partisi haline getirilmiştir.
 
Nihayet MHP, "MHP olmaktan çıkarılmış" ve başkalaştırılmıştır.
 
Ortada kala kala MHP’nin sadece ismi ve bir de mahzun “Üç Hilal”i kalmıştır.
 
Ülkenin kaderini tek bir kişinin dudaklarından çıkacak karara bırakmanın adı “demokrasi”, “Hürriyetçilik ve Şahsiyetçilik” ilkesini yok sayarak MHP ve Ülkücü Hareket’in kaderini de tek bir kişinin kararına bağlamanın adı “ülkücülük” olamaz.


 
Yönetimi iktidarın dümen suyuna girmiş bir MHP içinde kalarak ülkemizin göz göre göre otoriter tek adam rejimine sürüklenmesini önlemenin artık imkânı kalmamıştır.
 
İzlenen politikalarla hareketin şahsiyetiyle oynanmıştır. MHP’ye duyulan güven yerle bir edilmiştir. Bunu yapmaya hiç kimsenin hakkı ve haddi yoktur. 
 
Uzun uzun düşündüm, dava arkadaşlarımla ve ailemle istişare ettim; nihayet siyasi hayatımın belki de en zor kararını verme noktasına geldim.
 
Kanaatim odur ki, millet ve devlet bekası, her türlü bağ ve taassubun üzerindedir. Cesaret ve atılganlık göstermek, yeni bir yol bularak gerekirse demir dağı eritmek, aydınlık geleceğin mimarı olmak demektir.
Şunu net olarak ifade etmek isterim. 61 yaşındayım. Hiçbir çıkar ve hesap gütmüyorum. Biliyorsunuz ki, olacaklarım hali hazırda olduklarımdan fazla değildir. Tek muradım, çocuklarımıza ve torunlarımıza daha müreffeh bir Türkiye Cumhuriyeti bırakabilmek için son nefesime kadar mücadele etmektir. 


Şahsımın önünde üç yol bulunmaktadır. Ya bu diktaya rıza gösterip, bir günde kırk il kongresi yapan zihniyetle göstermelik bir mücadelede meşruiyet kazandırmak üzere yitip gidilecek, ya sessiz ve sakince hiçbir şey olmuyormuşçasına sinip kalınacak, ya da yola çıkanlara omuz verilip yol arkadaşı olunacaktır. 


Ben yolda olmayı, varmaktan üstün sayanlardanım. Bu yeni mücadeleye omuz vermeyi, milli bir vazife sayıyorum. 
Bilinsin ki, bu mücadele bir gereklilikten doğmuş, kendi yatağını mecburiyetle bulmuştur. 


Türkiye sivil bir siyasi hareketi hasretle beklemektedir. 
Milletimiz, birbirinin kopyası lider ve partilerden yılmıştır. 


Milletimiz, ortak aklın egemen olduğu, cumhuriyetin kurucu değerlerine ve insanımızın mukaddesatlarına ihtimam gösterilen bir hareketin özlemindedir. 


Bu hareket muhakkak ki iktidar olacaktır!


Yeni Türkiye masallarıyla girilen dehlizlerden çıkılacak, insanımız emniyetli ve adil bir Türkiye’de güvenle yarınlara bakacaktır. 


Nefsimizi bir kenara koymak ve Rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in “Cesaret, yüreklilik, atılganlık olmayan hiçbir dâva başarıya ulaşamaz” sözünün gereğini yapmak mecburiyetindeyiz.
 
Bir düşünürün dediği gibi: “Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan, yeni okyanusIar keşfedemez.”
 
Atalarımız yüzyıllar boyunca “bizler zafere değil, sefere memuruz”  düsturuyla yeni denizlere ve okyanuslara sefer ettiler ve 3 kıtaya hükmettiler.
 
Biz de aynı ülkü ve aynı iman ile “sefer bizden zafer Allah’tandır” diyoruz.
 
MHP’de kalmayı seçen bütün ülküdaşlarıma varsa hakkımı helal ediyor, onların da haklarını helal etmelerini rica ediyorum.
 
MHP yönetimine de arınma, temizlenme ve iktidara yürüme konusunda başarılar diliyorum.
 
En büyük hakem olan milletimiz hepimizi değerlendirecek ve yapılacak ilk seçimde herkesin notunu verecektir.
 

Şairin dediği gibi;


“El mi yaman, bey mi yaman,
Yakında gösterir zaman” diyoruz ve kararı aziz Türk milletine bırakıyoruz.

 
 
Bizler kuracağımız yeni parti ile Türk milletinin önüne yeni ufuklar açmaya geliyoruz.
  
Terörün kökünü kazımaya, yoksulluğu yok etmeye ve işsizliğe çare bulmaya geliyoruz.
 
Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucu ilkelerini korumaya;
 
Türk milletinin milli ve manevi değerlerini hakiki manada ihya etmeye;
 
Vatanımızın birliğine, dirliğine ve bütünlüğüne sahip çıkmaya;
 
Ayrımcılığa, ötekileştirmeye, haksızlığa, hukuksuzluğa ve her türlü adaletsizliğe son vermeye geliyoruz.
 
Ülkemizde tıkanan demokratik mücadele kanallarını açmaya; milletimize hizmet için yeni bir tercih ve umut olmaya geliyoruz.
 
Her beceriksizliğine bir bahane, her hatasına “bir günah keçisi” bulan, her önüne gelene aldanan, ama yıllar yılı milletimizi türlü hilelerle aldatan bu pişkin iktidardan sandık ve adalet önünde hesap sormaya geliyoruz.
 
Bayrağı en yükseğe ve en ileriye taşımaya gayret edeceğiz.
  
Koltuklarımızda oturup kalmayacağız; koşacağız, koşturacağız, çok çalışacağız; Türk siyasetine yeni bir soluk getirerek milletimize umut olacağız.
 
Metal yorgunu olanlar bilsin ki, kurulmuş çelik bir yay gibi geliyoruz! 
Rahat olanları rahatsız etmeye geliyoruz.


Şairin dediği gibi;


"Koşan elbet varır, düşen kalkar,
Kara taştan su damla damla akar,
Birikir sonunda gümüş bir göl olur,
Arayan Hakk'ı en sonunda bulur..." 


Aziz milletimizle ve bütün gönüldaşlarımla Hakk'ta, hakikatte ve güzel ülkemizin aydınlık yarınlarında buluşmayı gönülden diliyorum.


Niyetimiz hayırdır, akıbetimiz de hayrolur inşallah diyorum. 


Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, yeni partimizin ülkemize, milletimize, Türk ve İslam alemine hayırlar getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.


Bütün katılımcılara teşekkür ediyor, hepinize selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

MERAL AKŞENER: GAYRET BİZDEN TEVFİK ALLAH’TANDIR


Koray Aydın’ın konuşmasının ardından kürsüye gelen Meral Akşener’de yaptığı kısa konuşmada, milleti aldatanlardan kurtulmak için bir yürüyüş başlattıklarını ve milletin gücünü de arkalarına alarak bu iktidardan sandıkta kurtulacaklarını söyledi. 


Akşener sözlerini şöyle tamamladı “Cenabı Hakk ben ve arkadaşlarıma bu yolu açacak inanıyorum. Cenab-ı Hakk birliğimizi beraberliğimizi öyle kaim edecek ki, sözümüzün arkasında o kadar net duracağız ki Cenab-ı Hakk bizi menzile ulaştıracak bu kandırılmış ve kandırıkçı iktidardan inşallah sizlerin de gayretiyle demokrasiyle sandıkta kurtulacağız. Ben buradan Sayın Bakanıma en kalbi teşekkürlerimi sunuyorum. Çok büyük gücü birlikte hayata geçireceğiz. Ümit Hocamız da yurt dışında olduğu için katılamadı, çok selamları vardır. Cenab-ı Hakk gayretlerimizi inşallah karşılıksız bırakmayacaktır. Gayret bizden Tevfik Allah’tandır.”

koray aydın mhp meral akşener istifa
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Proje 6 yıllık bir çalışmanın ürünü
Proje 6 yıllık bir çalışmanın ürünü
Mera ve yaylalardaki ot verimliliği artacak
Mera ve yaylalardaki ot verimliliği artacak